BÜYÜKELÇİ AHMET AKİF OKTAY’IN “HUNGARIAN EMIGRATION AND INTERNATIONAL RELATIONS FROM RÁKÓCZI TO THE PRESENT DAY” TEMALI KONFERANSTA YAPACAĞI KONUŞMA

Büyükelçi Ahmet Akif OKTAY 26.09.2019

Sayın Devlet Sekreter Yardımcıları,

Rákóczi Anma Yılı Komitesi’nin Değerli Başkanı,

Gül Baba Miras Koruma Vakfı’nın Değerli Yöneticileri,

Saygıdeğer Panelistler,

Değerli Konuklar,

İçinde bulunduğumuz Rákóczi Anma Yılı vesilesiyle düzenlenen bu konferansta sizlere hitap etmekten mutluluk duyuyorum.

Geçen yıl Türk-Macar diplomatik ilişkilerinin kuruluşunun 95. yıldönümünü kutlamıştık. Ancak Türk halklarıyla Macarların tarihi bağlarının kökenine inmek için geçmişe bin yılı aşan bir perspektiften bakmak gerekiyor.

İlk karşılaşmalarından bu yana geçen yüzyıllar zarfında Türklerle Macarların ilişkileri giderek yoğunlaşmıştır. 150 yıllık birlikte yaşama deneyimi de bizlere karşılıklı olarak çok şey öğretmiş, bugünkü ortak kültürel mirasımızın temeli büyük ölçüde o dönemde atılmıştır. Macaristan’daki Osmanlı döneminin ardından bu kez Osmanlı toprakları Macar mülteciler için güvenli bir liman haline gelmiştir.

Bunların en tanınmışları kuşkusuz, hatıraları anıt ve müzelerle her iki ülkede de canlı tutulan Imre Thököly, Ferenc Rákóczi ve Lajos Kossuth’dur. Vatanları uğruna büyük fedakârlıklarda bulunan seçkin birer komutan ve devlet adamı olarak onlara Macarların yanısıra Türkler de derin bir saygı besliyor.

Tabiatıyla Türk topraklarına göç eden Macarlar bu isimlerden ibaret değil. Liste Macar düzyazısının babası Mikes Kelemen’den, Osmanlı Kafkasya kolordusunun komutanlığını yapan Richard Guyon’akadar geniş bir yelpazeye yayılıyor.

Türkler akrabaları olarak gördükleri Macarlara kapılarını sadece 18. ve 19. yüzyıllarda değil, sonrasında da hep açık tutmuşlardır. 1944 yılında Budapeşte Nazi Almanyası tarafından işgal edildiğinde hayatı tehlikeye giren Başbakan Miklós Kállay’ın sekiz ay süreyle Türk Büyükelçiliğinde himaye altına alınması, keza 1956 Macar devrimi sırasında yüzlerce Macar mültecinin Türkiye’ye kabul edilmesi gibi gelişmeler, bu durumun nispeten az bilinen örneklerindendir.

Öte yandan mültecilerin yanısıra diğer bir grup Macar da, sağlık, spor, müzik, bilim, sanayi, meteoroloji, mimari ve müzecilik gibi çok değişik alanlarda Osmanlı Devleti’ne ve Türkiye Cumhuriyeti’ne değerli hizmetlerde bulunup önemli eserlere imza atmışlardır. Onları ve Türk toplumuna yaptıkları katkıları şükranla hep hatırlayacağız.

Ülkelerimiz arasında bugün her alanda mükemmel ilişkiler mevcut. Ticaret hacmimiz zaman içinde istikrarlı biçimde büyüyor. Macaristan’daki Türk yatırımları ve müteahhitlik hizmetleri de son yıllarda belirgin biçimde artmaya başladı. Keza karşılıklı turizm rakamlarında kayda değer bir canlanma görmekteyiz.

Gül Baba Türbesi’nin ortaklaşa restorasyonu gibi projeler ve İstanbul ve Budapeşte’deki kültür merkezleri sayesinde halklarımız arasındaki dostluk bağları giderek güçleniyor. Macar üniversitelerinde okumak isteyen Türk öğrencilerin sayısı her yıl biraz daha artarken Maarif Vakfımız da Macaristan’da yeni bir okul açmaya hazırlanıyor.

Sözkonusu olumlu gelişmelerin temelinde kuşkusuz hükümetlerimizin ikili ilişkilere verdiği büyük önem ve işbirliğini derinleştirme yönündeki güçlü siyasi iradeleri yatıyor. Bu iradenin bir yansıması olarak karşılıklı üst düzey temaslar da son yıllarda ciddi bir yoğunluk kazandı.

Bildiğiniz gibi Sayın Cumhurbaşkanımız Gül Baba Türbesi’nin açılışına katılmak üzere geçen yıl Budapeşte’ye gelmişti. Bu kez Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin dördüncü toplantısına katılmak üzere Kasım ayında Macaristan’ı tekrar ziyaret edecek. Bu ziyaret sırasında imzalanacak yeni anlaşmalar ve alınacak yeni kararlarla işbirliğimize ilave boyutlar kazandırmayı hedefliyoruz.

Diğer taraftan stratejik ortaklığımız artık ikili düzeyin de ötesine geçmeye başladı. Örneğin Afrika’da sağlık başta olmak üzere değişik alanlarda ortak projeler üretiyor, bu kıtanın kalkınmasına katkılarımızı tedricen artırıyoruz. Macaristan’ın Türk dünyası ve Türk Konseyi’yle işbirliğini geliştirme yönünde attığı adımları da memnuniyetle karşılıyor ve kuvvetle destekliyoruz.

Ezcümle, Türk-Macar ilişkileri sağlam temeller üzerinde ve doğru yönde ilerliyor. Şimdiye kadar ulaştığımız aşama ve edindiğimiz kazanımlar dostluk ve işbirliğimizi parlak bir geleceğin beklediğine dair güvenimizi artırıyor.

Prens Rákóczi’nin şahsında Macar mültecilerin tarihi yolculuğuna odaklanan bu konferansı da ortak geçmişimize ışık tutan çok yararlı bir adım olarak görüyorum. Bu girişime öncülük eden tüm kişi ve kurumlara bu isabetli kararlarından dolayı takdir ve tebriklerimi sunuyorum.

Teşekkür ederim.


Ahmet Akif Oktay Ambassador
Monday - Friday

09:30-12:30
1/1/2020 1/1/2020
4/10/2020 4/10/2020
4/13/2020 4/13/2020
5/1/2020 5/1/2020
6/1/2020 6/1/2020
7/31/2020 7/31/2020
8/20/2020 8/21/2020
10/23/2020 10/23/2020
10/29/2020 10/29/2020
12/24/2020 12/26/2020